Home > Araştırma, Öğretiler, Kardeş Notları > Bir Medeniyet İnşasıdır Bu – NOTLAR

Bir Medeniyet İnşasıdır Bu – NOTLAR

Unutmayanlar unutanlara hatırlatsın!
Aykut EDİBALİ

LİDERLİK VE VİZYON
Büyük liderlerin,mega liderlerin,bilge liderlerin;büyüklüğü,mega liderliği ve bilgelikleri ortaya koydukları VİZYONLARI ile anlaşılır. vizyonu ve misyonu olmayan bir kimsenin liderliğinden söz edilemeyeceği gibi;ortaya konan vizyon ve misyon da liderin çapını belirler.

“HEDEFİMİZ MUHTEŞEM TÜRKİYEDİR.”

“Türk’ün mührünü,inancının mührünü,menfaatinin mührünü Türkiye’ye, Ortadoğuya, yeryüzüne ve çağa vurmaya hazır ve kararlı olduğunuzu ilan ediyor,ispat ediyorsunuz.”

“Davamız Türk Milleti’nin varlık ve beka davasıdır.”

“21. asırda inşallah büyük Türk İslam Medeniyetinin yeniden uyanışını bu millet görecektir. MİLLET o zaman bütün cihana,yeni medeniyetin ufuklarını gösterecektir. İnsanlığa olan görevini yapacaktır. İnsanlığa hayır için medeniyet için, fazilet için, erdem için, onun kanayan yaralarını; ahlaksızlık, adaletsizlik yaralarını, uyuşturucu ve alkolle mahvolmuş bedenini sıhhate kavuşturabilmek için, yeryüzündeki insan şeklindeki canavarlaşmış insanlara insanlığı hatırlatmak için, O İLAHİ MİSYONU yerine getirebilmek için,sırf Allah rızası için, onlara yardıma koşacaktır. Müslüman olsun olmasın. Müslüman Hiristiyan fark etmez bütün insanlara kucak açacak, onların dertlerine bütün bir geçmişimiz gibi yaralarını sarmaya koşacaktır.

İşte cihangir bir medeniyetin, MİLLET’in inşallah doğuşunu göreceğiz.
İŞTE BİZİM RÜYAMIZ BU MUTLU MÜBAREK DUADIR.

Bu rüyanın çok büyük olduğunu ve siyaseti aşan bir şey olduğunu söyleyebilirler. Bizim profesyonel siyasetle hiçbir ilişkimiz yoktur. Siyasetin gündelik kalıplarıyla da alakamız yoktur.

BİZİM DAVAMIZ BİR MİLLETİN YENİDEN UYANDIRILMASIDIR.”
(Aykut EDİBALİ,Bayrak Dergisi,Sayı 1154, Sayfa 12)

İşte size vizyon, işte büyük liderlik, mega liderlik, bilge liderlik.

“BAŞARI: SABIRLA YOĞRULAN BİR GAYRETİN SONUCUDUR”

SABIR VE ZAFER 1
MİLLİ MÜCADELE ATATÜRK VE SAKARYA

Mustafa Kemal Atatürk,düşman ordularının ta Ankara yakınlarına,Polatlı’ya kadar dayanmasına, Ankara’da göç katarlarının yola dizilmesine rağmen O, hala büyük bir sabırla büyük güne hazırlanıyordu.Gece sabahlara karar gaz lambasının altında Peygamberimizin savaş planlarını inceliyordu.Ankara’da Atatürk’e Başkomutanlık görevinin tekrar verilmeyeceği tartışılıyor fakat O,yine sabırla,azimle gece-gündüz Sakarya’nın hazırlıklarını yürütüyordu.

“Sakarya’da mübarek ve muhteşem bir iş başarmıştır atalarımız.Sakarya, Mohaç gibi, Ganije gibi, İstahbul’un fethi gibi ve diğer büyük fetihler gibi mübarek ve muhteşem bir başlangıçtır. SAKARYA’DA BAŞLAYAN BÜYÜK TÜRK “MED”DİNİ CİHAN ÇAPINDA BİR YÜKSELİŞ VE YÜCELİŞE ULAŞTIRACAĞIZ. Sakarya’nın bütün maddi ve manevi mirasını gözümüz gibi koruyacağız.” Aykut EBİBALİ

SABIR VE ZAFER 2
ASIRLARCA İZLERİ SİLİNMEYECEK BİR ZAFER

Bir büyük deniz savaşında Kaptan-ı Derya amiralleriyle, leventleriyle denize açılır. Ancak haftalarca, aylarca o koy senin, bu liman benim gemilerini devamlı yer değiştirerek saklamaktadır. Leventler komutanlarını çok sevmektedir; ancak düşmanla bir türlü karşılaşmayıp haftalarca, aylarca yer değiştirip saklanmalarına, adeta kaçmalarına da bir anlam verememekte ve sabırsızlanmaktadırlar. Haftalar geçtikçe isyan etmeye komutanlarını korkaklıkla suçlamaya,komutanlarının en yakın danışmanlarının komutanlarını pasifize ettiğine dair söylentileri yaymaya başlarlar. Allah’a verecek bir canımız var.Çıkalım düşman karşısına der leventler. Haftalar ilerledikçe kimi leventler donanmadan ayrılırlar. Ummanın uçsuz bucaksız derinliklerinde kaybolup giderler.Helak olurlar.

Vakit tamam olur bir Perşembe akşamı Başkomutan, tüm amirallerini,leventlerini toplar ve onlara:”Beklenen gün gelmiştir. Herkes hazırlığını yapsın,abdestini alsın yarın tan ağarmasıyla birlikte harekete geçeceğiz.” der.

Güçlü düşman karşısında asırlarca izleri silinmeyecek bir zafer kazanılır.

“Öyleyse,evet öyleyse,istikbalin kurtarıcı organizasyonu dış aksiyonun olanca açıklık,kesinlik ve en katı şaşmaz formüllerle ortaya koyan,ama bütün azalarını Türk insanının kurtuluş umudu,sevgisi ve saygısını taşımaya, dünyamızın bütün kaderini,yalnızlığını ve elemini çekecek bir gönül zenginliğine kavuşmaya çağırır.Halk içinde halka hizmet ederken gönlünü O yüceler yücesinin sevgisi ile doyurmağa,zenginleştirmeğe,yücelmeğe,derinleşmeğe çağırır.Taşlaşmış dış aksiyonun içinde dile gelmez iç aksiyonun,iç deneyin birleşmesi.

Türkiye insanının,Türkiye toplumunun kurtuluşu böyle bir öncülüğü gerektiriyor. Bu olur mu,olabilir mi? Bunun cevabı verilemez. Tarihin büyüklü küçüklü medeniyet tırmanışları hala bir sır.Parçalanmaz,bölünmez ayrılmaz kesintisiz tarih akışı hesaba,kantara,endazeye vurulmaz. Hele bizim yaşadığımız geçiş dönemlerinde.

Bütün sorular burada düğümleniyor. Türkiye insanı için, Türkiye toplumu için kimler kendinde baş döndürücü bir inkılap geçirebilir? Kimler bu başkalaşımı yapabilir.?” (Aykut EDİBALİ, Yeniden Milli Mücadele,Yıl:1974,Sayı:209)

SABIR VE ZAFER 3
SÜLEYMANİYE’NİN İNŞASI VE MİMAR SİNAN

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman dünya durdukça yaşayacak, depremlerden, bombalardan etkilenmeyecek bir cami yaptırmak ister. Bu amaçla Süleymaniye Camii’nin inşa görevi büyük mimar Osmanlı’nın Mimarbaşı Mimar Sinan’a verilir. Sinan asırlarca yaşayacak bu caminin temellerini atar ve temeller üzerinde tam 6 yıl boyu çalışır. Bütün dünya ayağa kalkmıştır. Muhteşem Süleyman bir camiyi bile yapmaktan acizdir. Caminin inşaatını başlatamamaktadır, Osmanlı acizdir söylentileri yayılmaya başlar. Birçok dünya ülkesi gönderdikleri elçileri vasıtasıyla paha biçilmez mücevher ve altın gönderirler cami inşaatına başlansın diye. Ama Mimar Sinan hala temeller üzerinde çalışmaktadır. Sabah inşaata gider ölçer biçer, akşam eve döner sabahlara kadar düşünür, hesaplar yapar, tekrar düşünür deneyler yapar, yaptırır ama bir türlü inşaatı başlatmaz.

Dünya’nın da yoğun baskısı üzerine Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Mimarbaşı Sinan’ın kellesini alacağı,onu idam ettireceği yolunda şayialar yayılır.Buna rağmen Mimar Sinan’ı kimse yolundan döndüremez. O, üç yıl geçiyor,dört yıl geçiyor beş yıl geçiyor ve hala temellerle uğraşıyor. Taş üstüne taş koymuyor. Sultan bizzat huzura çağırır görüşür Mimarbaşı ile ama yine de o temellerle uğraşır. Tam altı yıl sürer bu temel çalışması.

“Günübirlik işler çiçekler gibidir. Baharda açarlar; kimileri üç günde,beş günde,kimileri bir haftada, bir ayda solar,kaybolur giderler Ama bizim yaptığımız işler Ulu Çınarlar gibidir. Çınarların kökleri dal budak salar yerin derinliklerine. Onları söküp atamazsınız.”
Aykut EDİBALİ

Evet Süleymaniye’nin inşasından söz ediyorduk.Nihayet uzun beklemeler, deneyler, uykusuz geceler, araştırmalar, gel-gitlerden sonra temeller oturtulur; inşaata başlanır. Ve inşaat 1,5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanır. Yabancı ülkelerin gönderdiği paha biçilmez mücevher ve altınlar da harca karıştırılarak inşaatta kullanılır. Artık, asırlarca yaşayacak Muhteşem Süleyman’a,Muhteşem Türk Milletine layık Muhteşem Süleymaniye bütün görkemiyle, zerafetiyle, akustik düzeniyle karşımızdadır.

Şimdi bir cami inşası için bu kadar bekleniyorsa bu kadar titiz davranılıyorsa; Türk’ün mührünü, inancının mührünü,menfaatinin mührünü kanatları cihanı kaplayan, Kitabı ve hilali kucaklayan çift başlı beyaz kartal ile; Muhteşem Türkiye gibi,Türk Medeniyetinin,İslam Rönesansı’nın gerçekleştirilmesi gibi,muhteşem bir rüya,bir plan,bir vizyon, Bir “Kızıl Elma” iki cihanı aydınlatacak bir ideal elbette ciddi bir çalışma gerektirir.Bunu da ancak Bilge Liderler gerçekleştirebilir.Ve bilge liderleri da ancak bilge liderler anlayabilir.

“SIRADAN ADAMLA,ALELADE ADAMLA LİDER VE LİDERLER TOPLULUĞUNUN FARKI; LİDER KRİZ ANINDA ORTAYA ÇIKAR VE HERKESİN DENİZE DÜŞERKEN YILANA SARILDIĞI BİR DÖNEMDE,İŞTE KURTULUŞ BUDUR.DER İNSANI KAMİLLER ÇIKAR ORTAYA. SİZE DÜŞEN BU LİDERLİKTİR.” (Aykut EDİBALİ 23 Mart 2002 Ankara Hacı Baba)

İSLAM RÖNESANSI

Muhteşem Türkiye vizyonu şüphesiz Türk İslam Medeniyetinin yeniden uyandırılması ve hayatın her alanında inşası ile mümkündür.Yani mesele temelde bir medeniyeti uyandırmak ve yeniden hayatın her alanında inşa etmektir. Dava,çağdaş dünyanın Müslüman Türk Milleti’nin ve insanlığın önüne koyduğu problemlere; milli,İslami ve insani çözümleri koymaktır.Mesele,Kendi kültür ve medeniyetimizin temelleri üzerinde çağı yorumlamaktır. Mesele,Akif’in deyimiyle “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı/Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı.” meselesidir.Dava, Türk Kültür ve Medeniyeti Rönesansını, İslam Rönesansını gerçekleştirmektir.

Bir medeniyetin inşası için ise Yüce Kur’an üç temel esas üzerinde durur. Aykut EDİBALİ Kur’an’ın Aksiyon Öğretisi kitabının 397 ve 398. sayfalarında bunu şöyle ortaya koymaktadır:

“AMEL-İ SALİHİN KAPSAMI

Şimdi Rabbinden sana indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen bir kimse,kör olan bir kimse gibi olur mu?Fakat bunu ancak üstün akıllı ve temiz vicdanlı kimseler idrak eder.”

“Onlar Allah’ın ahdini yerine getirirler ve antlaşmayı bozmazlar.”

“Ve onlar ki,Allah’ın riayet edilmesini emrettiği şeye riayet ederler ve Rablerine saygı gösterirler ve hesabın kötülüğünden korkarlar.”

“Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler.İşte bunlar, bu hayatın akıbeti kendilerinin olacak olanlardır.”

“Adn cennetlerine girecekler,atalarından,eşlerinden ve zürriyetlerinden salih olanlarla birlikte olacaklar.Melekler de her kapıdan yanlarına girip şöyle diyecekler:

‘Sabrettiğiniz için Size selam olsun. Ahiret yurdu ne güzeldir!’
‘Allah’ın ahdini misak ile belgeledikten sonra bozanlar ve Allah’ın birleştirmesini emrettiği bağlantıları koparanlar ve yeryüzünü bozguna verenler var ya, işte lanet olsun onlara! Ve yurdun kötüsü de onlaradır.’

‘Onlar iman etmiş ve kalpleri Allah’ın zikriyle yatışmış olanlardır.Evet iyi bilin ki, kalpler Allah’ın zikri ile yatışır.’

‘Onlar ki, iman etmişler ve Salih ameller işlemişlerdir.Ne mutlu onlara,varacakları yer de ne güzeldir!’ Kur’an-ı Kerim 13/19-29

“BİR MEDENİYETİN İNŞASI İÇİN ÜÇ TEMEL

1. Bu ayette Salih amellerin kapsamını anlamak imkanını buluyoruz.İnsanoğlunun ahit ve antlaşmalarını görüyoruz. Birincisi Allah’ın antlaşması,ahdi.İkincisi insanın mahlükla, özellikle insanlarla sözleşmesi.

Allah bu ayetlerde; insanoğlunun kendisiyle yaptığı sözleşmeye sadık kalmasını, edimlerini yerine getirmesini istiyor. Aynı şekilde dünyada insanlarla yaptığı antlaşmalara uymasını,onları asla bozmamasını tavsiye ediyor.Bu gerçeğin devamı şeklinde,Allah’ın riayet edilmesini emrettiği riayetlere saygıdır Allah saygısı ve kötü hesaptan korku.

Allah’ın ahdine riayet, sözleşmelere riayet 25 ayette Allah’ın yasakladığı çirkinlikleri okuyunca daha çok anlaşılıyor. Allah, Allah’ın misakını bozanları, Allah’ın birleştirmesini emrettiği bağlantıları koparanları ve yeryüzünü ıslah edildikten sonra fesada verenleri lanetliyor.Bu ayet ile bir üstün medeniyet nizamının temellerini oluşturan sözleşme düzenini,hukuk düzenini buluyoruz.Birincisi Allah’ın ahdidir. İnsanoğlunun Allah’a karşı görevlerini ve haklı beklentilerini, Allah-ü Teala’nın vaadlerinden oluşan bir ahit sistemi.

2.İkincisi insanoğlunun insanlarla ilişkisini düzenleyen bir sözleşme düzeni.

3.Üçüncüsü cansız tabiattan başlayarak tüm canlılara karşı mükellefiyetlerinden doğan bir düzen. İnsanoğlu dünyanın ve tabiatın ve canlılar aleminin fıtratlarına uygun olarak yaşamlarını teminat altına almakla sorumludur.İşte bunlar Allah’ın korumasını emrettiği değerler bütünüdür.Böylece bu ayette mümin:

1.Allah’ın ahdine uymak,

2.İnsanların tümü ile bir sözleşmeler düzeni kurmak ve yaşatmak,

3.Cansız tabiat ve canlı alemle Allah’ın emir buyurduğu riayeti gözetmek görevini almış bulunuyor.

İşte böylece Amel-i Salih kapsamı içindeki temel görev ortaya çıkmış bulunuyor. Ezelde tesis edilmiş bulunan Allah’ın ahdine tam riayet.İnsanlarla ilişkisini rızaya dayanan sözleşmelere dayandırmak ve sözleşmelere tam saygı.Cansız madde ve canlılar aleminde Allah’ın riayet edilmesini emir buyurduğu haklara saygı,riayet.Sadece bu ayetle bile insanlığın aradığı yeni medeniyetin esaslarını vermektedir.Cansız maddeyi,canlılar alemini de içine alan haklar ve görevler düzeni,insanlar arası ilişkileri de düzenledikten sonra Rabbın huzuruna çıkıyor,Allah’a ezelde verilmiş söz yerine getiriliyor. Kaybedilen cennet bulunuyor.

Allah’ın, insanların, canlıların ve cansız dünyanın haklarını teminat altına alan bir medeniyet inşası insan eylemlerinin baş hedefi oluyor! Bu hukuk düzeninin düşmanları ise Allah’ın ahdini bozanlar,Allah’ın birleştirmesini emrettiği bağları koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır.”

“Sizlere sunduğum bir altın antlaşma, ahitleşme var. ALTIN ANTLAŞMA VE AHİTLEŞME.” (Aykut EDİBALİ, 23 Mart 2002,Ankara, Hacı Baba)

Zaman zaman unutuyoruz efendim.

“UNUTMAYANLAR UNUTANLARA HATIRLATSIN!”
(Aykut EDİBALİ,2004 Kıbrıs.)

Mehmet Mutluoğlu

  1. Anonymous
    October 20, 2008 at 11:30 am

    haksöz adlı dergi ve sitenin milli mücadele kültürü ile yakından uzaktan alakası olmadığı kanaatindeyim. bu böyle biline mücadele kültürü meşru demokratik yerli bir harekettir.

  2. Anonymous
    October 20, 2008 at 11:35 am

    yoruma katılıyorum. bayrak dergisi e.milletin sesi ve verdiği mesajla haksöz adlı yayın kuruluşu arasında çok fark var.biri yerli sorumluluk duyan yayın kuruluşu diğeri farklı marjinal imaj ve sorumluluk ötesi görüntü veriyor.

  3. Anonymous
    October 20, 2008 at 11:39 am

    m.mutluoğluna bu hatırlatmalarından dolayı teşekkür ediyorum.muhteşem türkiye sevdamız hep sürecektir.ne mutlu ilkeli omurgalı olanlara geleceğini kalemini satmayanlara……

  4. Anonymous
    October 20, 2008 at 6:06 pm

    “Haksöz”cülerin mücadeleyi yeniden sorgulamış olmalarına rağmen, “mücadeleci” olmadıklarını iddia etmek abesle iştigaldir.

    Necmettin Erişen abi gibi bir abimizin de içinde bulunduğu bu hareketin, meşruiyetini hangi zeminde kaybettiğini açıklayabilir misiniz?

    sanmıyorum:)

  5. Anonymous
    October 21, 2008 at 10:21 am

    YMM kültüründen uzaklaşıp devlet karşıtı bir çizgiye sürüklenmiştir haksözcüler.

    Ammaaa, mücadele birliğinin -resmi sitesi olmayıp arşiv niteliğinde bir site olması hedeflenen- bu sitesi için, en azından bir “bağlantı” verilmemesi düşünülemez.

  6. Murat Hazar
    October 21, 2008 at 8:25 pm

    Mehmet ağabey, yazdıkların için, omuzlarımızdaki sorumlulukları yeniden hatırlatmaya vesile olduğun için Allah razı olsun.

  7. Anonymous
    October 29, 2008 at 10:21 am

    bir zamanlar başkanlığını yaptığı ve aynı zamanda ilahiyat kökenli olduğunu bildiğimiz erişenin mücadele birliği için bir zamanla bu işler boş işlermiş diyecek kadar bu davayı anlayamamış bir kişidir.

  8. Anonymous
    October 29, 2008 at 3:13 pm

    Saygıdeğer Hocam yazınızı okurken sabrın selamet getireceğini bilen bir müslüman olarak Rabbi Teala nın biz den gayret beklediğini, sabrın bir mücadele, bir direniş olduğunu bir kez daha hatırladım.Kutlu geleceğe muhteşem hayallere ulaşmanın gayreti bile bize bir zafer tadı vermektedir. Yüreğinize sağlık. Hislerimize tercüman güzel yazılarınızın devamı duası ile hürmetlerimi sunuyorum.

  9. Anonymous
    October 29, 2008 at 3:15 pm

    Saygıdeğer Hocam yazınızı okurken sabrın selamet getireceğini bilen bir müslüman olarak Rabbi Teala nın biz den gayret beklediğini, sabrın bir mücadele, bir direniş olduğunu bir kez daha hatırladım.Kutlu geleceğe muhteşem hayallere ulaşmanın gayreti bile bize bir zafer tadı vermektedir. Yüreğinize sağlık. Hislerimize tercüman güzel yazılarınızın devamı duası ile hürmetlerimi sunuyorum. Şenol DEMET
    Bayrak Trabzon Radyosu
    Genel. Yay. Koord.

  10. Anonymous
    November 1, 2008 at 1:04 pm

    hasbelkader yayıncıyım.geçmişim :1973 yılından itibaren çocuk yaştan beri eğitim ve kültürel çalışmaların içinde oldum. o tarihlerden itbaren ilgi duyduğum alan yayıncı olmaktı. amatör mahalli basının her kademesinde teneffüs imkanı buldum.ama esas şunu buldum.ulusaldan da öte saydığım büyük kaynak milli mücadeleye dalmışım ve onunla dolmuşum.şimdilerde radyo yayıncılığı içndeyim.birgün proğram gereği bir genç konukla tanıştım.hiç birşey sormadan konuğum söylenmeye başladı.’Bayrak. Aykut Edibali ve Yeniden Milli Mücadel.Efendim bu ne müthiş bir ocak .bugün ülkede en önemli alanlarda isim olarak öne çıkan her meşhur bu ocağın eseri edibali ne müthiş bir öğretmen ve lider. yer kilimi üzerinde üniversite eğitimi için ders çalışan bir başbakan yardımcısının masaya kavuştuğunda bu nimetin karşılık hesabını yaradana nasıl vermeyi hesab eder hali ve o hassas denge. bugün ülkeye türk dünyasına kıbrısa sahip çıkmış ömür boyu çıkacak milyonlar hala yetişiyor.
    ALLAH BU OCAĞI DAİM KILSIN.BÜYÜK ÖĞRETMENE UZUN ÖMÜRLER NASİP ETSİN dedi.

  11. Anonymous
    November 3, 2008 at 8:37 am

    Allah(cc) namaz ve sabır ile allahtan yardım isteyin.Muhakkak Allah sabredenlerle beraberdir buyuruyor. Ve sabredenleri müjdele buyuruyor. Sabrımız ve imanımızla Zafer hakkın ve hakka inananların olacaktır inşallah.Yeeterki müminler birbiri üzerine yükselen tuğlalar gibi ve bir vücudun organları gibi olalım.

  12. Anonymous
    November 3, 2008 at 12:39 pm

    Mehmet Akif:”Yeis öyle bir bataktır ki düşersen boğulursun
    ümide sarılır sımsıkı seyret ne olursun
    Azmiyle ümidiyle yaşar hep yaşayanlar ümitsiz olanın ruhunu imanını bağlar

    Ey dipdiri meyyid iki el bir baş içindir
    Davransana eller de senin baş da senindir.”diyor.Şeyh Edebali damadı Osman Gaziye: “Umudunu yitirme yoksa çer-öçöpe dönersin.Ey Oğul,Sabretmesini bil
    vaktinden önce çiçek açmaz…diyor.
    Yüce Kur’an Ali İmran 139 da: Ümitsizlenmeyiniz,gevşemeyiniz.
    Eğer ğrçekten inanıyorsanız galipsiniz buyurmaktadır. Ki sizin sitenizin başındaki Yeniden Milli Mücadele ampleminin anlamı budur sanırım.
    Yiene Akif:
    Şu karşımızdaki mahşer kudursa ,çıldırsa
    Dezizler mermi ,bulutlar donanma yağdırsa
    Değilmi ki sinemizin çephesinde iman bir
    sevinmebir,gaye aynı vicdan bir
    Değilmi ki b.irdir vuran yürek yılmaz
    Cihan yıkılsa eminel ol bu cephe sarsılmaz.
    demek ki yıkılmayacak kıblegah-ı amalim
    Öyleyse haydi arkadş gidelim…

  13. Anonymous
    November 3, 2008 at 7:37 pm

    Bendeniz, milli görüşçüyüm.

    Milli mücadele ile bir ilişkim olmamasına rağmen, şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki, “Haksözcüleri tartışmaya gerek yok”… Onlar tevhidi çizgeye varacağız diye, sapmaya uğrayıp arap milliyetçiliğine kaymışlardır.

    Allah bu kutlu ocağı daim kılsın. Mücadeleci kardeşlerime selamlar.

  14. Anonymous
    November 5, 2008 at 1:53 pm

    milli görüş çizgisinde olduğunu ifade eden arkadaşa açık ifadesi ve duası için teşekkür ederim.söyledikleri doğru.

  15. Anonymous
    November 5, 2008 at 2:03 pm

    değerli arkadaşlar,ortam içinde bulunduğumuz şartlar artık 70 li yıllar değil ve bizlerde artık büyüdük etrafa daha olgun daha gerçekci bakmak teşkilatın dünü ile bugününü iyi ayırt etmek gerekir. Aykut hoca ve ekibini yeni çalışma metotlarını hayatımıza bir an önce işleme koyalım. geçmişi hiç ama hiç kimse inkar edemez fakat ikide bir arkaya bakmak bizi yorar hedefe iyi odaklanıp enerjimizi nefesimizi iyi ayarlayarak koşalım hepinize selam ve hürmetler…

  16. Anonymous
    November 5, 2008 at 2:08 pm

    önce bizlerden duasını esirgemeyen milli görüşcüye teşekkür edelimde, başkanımız ve ekibi nerede duruyorsa onun yanında yerimizi alalım yeter artık şu ve bu partilere payanda olduğumuz artık ocakta buluşalım.başkanımızı yalnız bırakmayalım.başkan bizden çalışma bekliyor

  17. Anonymous
    November 5, 2008 at 2:21 pm

    arkadaşlar istikamet,duruş istikrar çizgi çok önemli herkesin tuz buz olduğu kafasının karıştığı bir dönemde bu ekip ve hocası daima kutup yıldızı gibi olmuştur.sarmaşıklar çok çabuk büyür amma ömrü çok kısa olur bilirsiniz. amma çam ağacı fidanlar ömürlük olur.çevremize bakıp şu veya bu sebep den çok çabuk büyüyüp geliştiğini gördüğümüz ekipler bizleri yanıltmasın. haksızlık karşısında sus pus olmayı sen kabullenebilirmiydin dün ihlas ve samimiyetle yola koyulanlar bugün ticari rant ve sektörle uğraşıyorlar.bizler daha çok çalışacağız herkes bulunduğu yerde bir edibali olmalı kimseye bakmadan önce nefsini yenerek geçmişden ders alıp oraya takılıp kalmadan ben varım diyebilmeli yoksa geçmişin hamaseti bizleri kurtarmaya yetmez.

  18. Anonymous
    November 5, 2008 at 2:27 pm

    arkadaşlar önce hepimiz haber kaynaklarını iyi takip edelim.bilgi kirliliğine kurban olmamak için bayrak-çınar ve e. milletin sesini ihmal etmeden takip edelim abone olalım abone bulalım çevremize yayalım. ayda başkanımız ortalama 6 baş yazı yazıyor bunu değerlendirelim.

  19. Anonymous
    November 9, 2008 at 10:46 am

    çok güzel

  20. Anonymous
    November 11, 2008 at 12:24 pm

    gerçek Atatürk, cumhuriyet demokrasi ve gerçek laiklik millet gençliğinin şiarlarıdır…

  21. Anonymous
    November 11, 2008 at 12:29 pm

    bu kutlu ocaktan feyz alan gönül dostları gelin nefislerimizi yenerek kaldığımız yerden hep birlikte el ele sayın başkanla birlikte koşmaya varmısınız…
    daha ne bekliyoruz artık hepimiz akli selim olgun insanlarız artık birazda millet davasına odaklanalım. yoksa geleceğimizi çocuklarımızıda kaybederiz….

  22. Anonymous
    November 13, 2008 at 8:03 am

    Hak ve Millet davasına Türkiyeyi Muhteşem Türkiye yapmaya varız. Sonuna kadar.
    Allah yar ve yardımcımız olsun.

  23. Anonymous
    November 28, 2008 at 10:43 pm

    Şahsımızdan başlayarak,ülkemizi,Türk Dünyasını,İslam dünyasını ve tarihin seyrini değiştirecek;Türk’ün mührünü,inancının mührünü,menfaatinin mührünü yeryüzüne ve çağa vuracağız inşallah.
    Sabrımız imanımız ve salih aksiyonumuzla
    Zafer Hak’kın ve Hak’ka inananların olacaktır.

  24. Anonymous
    December 2, 2008 at 4:39 pm

    Asla şüphem yoktur ki Türk’ün unutulmuş büyük medeni vasfı,yeni inkışafiyle atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.M. Kemdl ATATÜRK

  25. Anonymous
    January 23, 2009 at 8:07 pm

    İlmin,hikmetin,yüksek ahlakın,adaletin,sevginin,barışın,dostluğun,müsamahanın,af etmenin,temizliğin,doğruluğun,zerafetin,muhabbetin yaşandığı Hak’kın ve halkın hür olduğu ,razı olduğu
    O kutlu çağların kokusunu havasını soluyan
    Seher pınarlarından,
    Nal seslsrinden,çiçeklerin,kuşların donattığı,doğanın korunduğu,insanın,hayvanın hatta cansızın hukukunun korunduğu
    TÜRK-İSLAM MEDENİYETİ’ni kurmayı nasip eyle bizlere Ya Rabbi!
    Ve Bir EDİBALİ Duası:
    Ey Allah’ım!
    Taif’te taşlanan kutsal sevgi,doruk insan,
    İnsanlığın ızdırap yükünün muhteşem paratöneri,
    O gün sana yönelen nurdan elleri,nurdan gönlü hatırına ülkemizin ızdırabından şerha şerha yarılmış gönülleri rahmetinle nurlandır. ARKAMIZ,DAYANAĞIMIZ SENSİN.
    AMİN!AMİN!AMİN…
    Mehmet MUTLUOĞLU

  26. Fırat Uzun
    June 9, 2009 at 11:10 am

    "BİR MEDENİYETİN İNŞASI İÇİN ÜÇ TEMEL

    1. Bu ayette Salih amellerin kapsamını anlamak imkanını buluyoruz.İnsanoğlunun ahit ve antlaşmalarını görüyoruz. Birincisi Allah’ın antlaşması,ahdi.İkincisi insanın mahlükla, özellikle insanlarla sözleşmesi.

    Allah bu ayetlerde; insanoğlunun kendisiyle yaptığı sözleşmeye sadık kalmasını, edimlerini yerine getirmesini istiyor. Aynı şekilde dünyada insanlarla yaptığı antlaşmalara uymasını,onları asla bozmamasını tavsiye ediyor.Bu gerçeğin devamı şeklinde,Allah’ın riayet edilmesini emrettiği riayetlere saygıdır Allah saygısı ve kötü hesaptan korku.

    Allah’ın ahdine riayet, sözleşmelere riayet 25 ayette Allah’ın yasakladığı çirkinlikleri okuyunca daha çok anlaşılıyor. Allah, Allah’ın misakını bozanları, Allah’ın birleştirmesini emrettiği bağlantıları koparanları ve yeryüzünü ıslah edildikten sonra fesada verenleri lanetliyor.Bu ayet ile bir üstün medeniyet nizamının temellerini oluşturan sözleşme düzenini,hukuk düzenini buluyoruz.Birincisi Allah’ın ahdidir. İnsanoğlunun Allah’a karşı görevlerini ve haklı beklentilerini, Allah-ü Teala’nın vaadlerinden oluşan bir ahit sistemi.

    2.İkincisi insanoğlunun insanlarla ilişkisini düzenleyen bir sözleşme düzeni.

    3.Üçüncüsü cansız tabiattan başlayarak tüm canlılara karşı mükellefiyetlerinden doğan bir düzen. İnsanoğlu dünyanın ve tabiatın ve canlılar aleminin fıtratlarına uygun olarak yaşamlarını teminat altına almakla sorumludur.İşte bunlar Allah’ın korumasını emrettiği değerler bütünüdür.Böylece bu ayette mümin:

    1.Allah’ın ahdine uymak,

    2.İnsanların tümü ile bir sözleşmeler düzeni kurmak ve yaşatmak,

    3.Cansız tabiat ve canlı alemle Allah’ın emir buyurduğu riayeti gözetmek görevini almış bulunuyor.

    İşte böylece Amel-i Salih kapsamı içindeki temel görev ortaya çıkmış bulunuyor. Ezelde tesis edilmiş bulunan Allah’ın ahdine tam riayet.İnsanlarla ilişkisini rızaya dayanan sözleşmelere dayandırmak ve sözleşmelere tam saygı.Cansız madde ve canlılar aleminde Allah’ın riayet edilmesini emir buyurduğu haklara saygı,riayet.Sadece bu ayetle bile insanlığın aradığı yeni medeniyetin esaslarını vermektedir.Cansız maddeyi,canlılar alemini de içine alan haklar ve görevler düzeni,insanlar arası ilişkileri de düzenledikten sonra Rabbın huzuruna çıkıyor,Allah’a ezelde verilmiş söz yerine getiriliyor. Kaybedilen cennet bulunuyor.

    Allah’ın, insanların, canlıların ve cansız dünyanın haklarını teminat altına alan bir medeniyet inşası insan eylemlerinin baş hedefi oluyor! Bu hukuk düzeninin düşmanları ise Allah’ın ahdini bozanlar,Allah’ın birleştirmesini emrettiği bağları koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır."

    "Sizlere sunduğum bir altın antlaşma, ahitleşme var. ALTIN ANTLAŞMA VE AHİTLEŞME." (Aykut EDİBALİ, 23 Mart 2002,Ankara, Hacı Baba)

    Zaman zaman unutuyoruz efendim.

    "UNUTMAYANLAR UNUTANLARA HATIRLATSIN!"
    (Aykut EDİBALİ,2004 Kıbrıs.)

    Burayı bin defa okumak lazım.

  1. No trackbacks yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: